1. YAZARLAR

  2. Galip Değerli

  3. Trabzonspor'un 48. olağanüstü divan genel kurulu
Galip Değerli

Galip Değerli

Trabzonspor'un 48. olağanüstü divan genel kurulu

A+A-

TRABZONSPOR'UN 48. OLAĞANÜSTÜ  
SEÇİMLİ DİVAN GENEL KURULU

Seçimli olarak yapılan TRabzonspor'un 48. olağanüstü divan genel kurul başkanlığı, 07 Ocak 2022 tarihinde başarı ile tamamlandı.
Bende, TRabzonspor'un eski bir futbolcusu, bugünkü sıkı bir takipçisi olarak genel kurulu dikkatle izledim.
Fakat tüzük tadilatı yapılarak 2022 Şubat ayında yapılması gereken genel kurulun, neden olağanüstü olarak ocak ayında yapıldığını anlamış değilim.
Bir ay sonra tüzük tadilatı yapılarak seçime gidilse, daha iyi olmaz mıydı?
Niye ki bu acele, yangından mal kaçırır gibi... Neden?
Kaldı ki; beş yıl yöneticilik yapmayan divan başkanlığına aday olamaz gibi, ucube bir madde tüzükte neden vardır bilemiyorum?
Sayın SÜRMEN başkan seçildiğinde, ''beş yıllık yöneticilik yapmak'' kriterleriyle uyumlu muydu?
Bugün, bu maddeye uygun kriterlerde divan üyesi olan,
Acaba kaç kişi vardır ki?
Ben, bu kriterlere uygun olarak sadece kurucu üyemiz 1930 doğumlu Sn. Nizamettin ALGAN ağabeyimizi biliyorum. Allah sağlıklı ve uzun ömürler versin.
Oysa TRabzonspor gerek içeride, gerek se dışarıdaki büyük başarılarını yarışarak ve rekabete dayalı bir sistemle elde etti.
Neden, rekabete dayalı bir sistemin önü açılmaz? Bilemiyorum.
Bunlar benim aklımdan geçen deli sorular.
Yeni tüzük tadilatı ve eksikliklerin giderilmesi temennisiyle...
Sayın başkan ve divan kurulu üyelerine görevlerinde başarılar diliyorum.

TEMENNİ VE ELEŞTİRİLER.

Genel kurula görüş ve temennilerini aktarmak etmek isteyen üyeler, söz hakkı alarak düşüncelerini aktardılar.
 Genel teamül; siyasetçi üyeler de dahil olmak üzere, hepsi gidişattan memnun olduklarını ve ligin sonunda şampiyonluk kutlamalarına hazırlandıklarını söylediler.
Ama hiç biri bu değirmenin suyunun nereden geldiğini sormadı.
Tabii ki, bu güzel temennilere karşılık, bunun birde ekonomik tarafının olduğu gerçeğini Sn. Kemal ULUSOY ve Ankara'dan genel kurul için günübirlik gelen, dostum Hasan Fehmi BAYRAKTAR kürsüden aktardı.
Sn. ULUSOY sporun sadece para harcamak değil, alt yapıdan yetiştirerek yarışmak olduğunu söyledi ve 160 milyon lira maliyetli 32 yaşındaki Edin VİSCA örneğini verdi. Ayrıca, olimpiyatın ne olduğu ve olimpiyat ruhundan bahsetti.
Hasan Fehmi BAYRAKTAR ise, siz bu astronomik transfer maliyetleriyle kulübü şampiyon mu yapacaksınız, yoksa batıracak mısınız? Eleştirisini yaptı.
Sn. Ahmet AĞAOĞLU, Sn. Kemal ULUSOY'un olimpiyatla ilgili yorumunu cevapladı, ama 32 yaşında ve 160 milyon lira maliyetiyle kulübe ağır yük olan Edin VİSCA konusunda hiçbir şey söylemedi.
Hasan Fehmi BAYRAKTARIN, siz kulübü şampiyon mu yapmak istiyorsunuz, batırmak mı istiyorsunuz? Söylemini duymadı bile.

ASTRONOMİK TRANSFERLER.

Kulüpler kendi aralarında sportif ve ekonomik olarak yarışırlar. 
Bu ikili et ile tırnak gibidir, bunlardan biri olmazsa diğeri de olmaz.
Evet, TRabzonspor bu sezon sportif açıdan başarılıdır. 
Peki, ekonomik olarak eşdeğer bir başarıdan söz edilebilir mi? Asla.
Astronomik ücretle transfer edilen oyunculara yapılacak ödemeler, gelecek için kulübe büyük bir ekonomik yük oluşturuyor.
(Cornelius 28 yaşında, 4 yıl sözleşme, maliyet 190 milyon lira... Edin VİSCA 32 yaşında, 3,5 yıl sözleşme, maliyet 160 milyon lira, Dorukhan 26 yaş, 3+1 yıl sözleşme, maliyet 70 milyon lira.)
Sadece bu üç oyuncunun kulübe maliyeti 420 milyon lira.
Ötekileri yazmıyorum, yazamıyorum.
Tabii ki, para senin olmayınca harcaması kolay oluyor da...
Peki, bu yıl transfer edilen oyunculara ödenen ve ödenecek olan 
Ücretler ne kadardır?
Yani TRabzonspor bu yıl kaç milyon lira harcadı, 600-700-800-900 milyon, bunu kimse bilmiyor.
Sn. AĞAOĞLU göreve geldiğinizde, menajerlere 120 milyon lira ödemişler diye haklı olarak feveran ediyordunuz da...
Peki kendi döneminizde menajerlere kaç lira ödediniz?
Transferlerde %95 başarılıyım dediniz, peki başkan olduğunuz sürece kaç futbolcu aldınız, kaç futbolcu sattınız? 
Aldığınız oyunculara kaç lira ödediniz, sattığınız oyunculardan kaç lira aldınız?
Başkan olduğunuzda (seçildiğinizde) kulübün borcu ne kadardı, bu gün ne kadardır? Artmış mı, eksilmiş mi?
Hadi açıklayın görelim. Hodri meydan!
Tabii ki açıklamayacaksınız ama ''gerçeklerin bir gün ortaya çıkmak gibi kötü bir huyu vardır.'' Unutmayın!
Sayın başkan, sizin birde alt yapı hayaliniz ve özleminiz vardı.
Buradan yetiştirdiğimiz futbolcularla büyük hedeflere ulaşacağız diyordunuz.
 Sahi, ne oldi şimdi o büyük hedefler!
Kaç futbolcu oynuyor hayal ettiğiniz bugünkü alt yapıdan?
Bugün Dorukhan ve Berat'a 140 milyon lira verilirken, bunlardan çok daha  iyisi Abdul Kadir PARMAK satıldı, neden? 
Bu mudur sizin futbol aklınız, yada ticari zekanız(!)
Kısaca; 
Yönetim yaptığı bu yaşlı transferlerle sadece bugünü kurtarır, 
Ama yarınlar ne olur, şimdilik onu hiç kimse düşünmüyor.
Herkeste, şampiyon olalım da, sonrası nasıl olursa olsun düşüncesi hakim. 
Oysa ne demiş yüce ATATÜRK ''siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferle taçlandırılmazsa kalıcı olamaz.''

ŞAMPİYONLUK MU, PİRUS* BİR ZAFER Mİ?

Yönetim şampiyonluk halinde, harcadığı paraların belki yarısını alabileceği pirus bir zafer peşindedir.
Bugün, halen 32 yaşındaki oyuncuya 160 milyon lira veriliyorsa, gelecekteki ekonomik sorunları varın siz düşünün.
Belli ki; hoca istediği her şeyi yönetim anında yapıyor. 
Hadi diyelim ki, şampiyon da olduk. 
Ama şampiyonlar ligi için ön eleme turunu geçmek lazım. 
Nasıl olacak?
Ön elemeyi geçemedin, peki bu yıkımın altından nasıl kalkılacak?
Kaldı ki; önümüzde yakın ve canlı tarih Beşiktaş ve Bursaspor örneği dururken! Beşiktaş'ın bugünkü durumu malum. Ya Bursaspor?
2010 yılında süper ligde şampiyon olan timsahlar, bugün bir alt ligde kümede kalma mücadelesi veriyor.!
Bugün yönetim sadece hocanın taleplerini değil, kulübün bekasını da düşünmek zorundadır. 
Hoca Beşiktaş'taki başarısızlığının üstünü örtmek için TRabzonsporu araç olarak kullanabilir. 
Ama sakın ola unutmayın, TRabzonspor amaçtır ve kimseye araç olamaz. Olmamalıdır!
Abdullah AVCI bugün var, yarın yok. Sözleşmesi biter yada bitmeden, Beşiktaş'ta olduğu gibi bırakır gider. 
Ama TRabzonspor hepimizin ortak değeridir ve hep var olmak zorundadır.
 Puan farkı bu kadar açılmışken, 32 yaşında bir oyuncuya sırf hoca istedi diye160 milyon lira veriliyorsa; kaç milyon lira harcayarak şampiyon olacağız, şampiyon olunca kasamıza kaç lira girecek bunları  bilmek istiyoruz. 
Yani bu şampiyonluk pirus bir zafer mi olacak? bunu da öğrenmek herkesin hakkıdır.
Pirus zafer, yıkıcı büyüklükte kayıplar pahasına kazanılan bir zafer.
 Kazanılan zaferin verilen kayıplardan sonra anlamsız hale gelmesini ifade eder.

FABRİKA (KURULUŞ) AYARLARINA DÖNÜŞ.


TRabzonspor 37 yıldır kovaladığı şampiyonluğa bu yıl kavuşacak.
Bu arada bu 37 yıl içinde çalınan dört şampiyonluğumuzu da (1995-96...2004-05...2010-11...2019-20) unutmuş değiliz.
Ben TRabzonspor kuruluş felsefesini iyi bilen, bugünlere ne zorluklarla gelindiğini yaşayarak gören biriyim. 
Balık hafızalı biri değilim. Olmadım da!
Ziyabey terbiyesi ile başlar bizim TRabzonspor sevdamız.
TRabzonspor bizim için bir kulüpten çok daha fazladır.
Sessizlerin çığlığı, kimsesizlerin kimsesi, bir isyandır TRabzonspor!
Bundan dolayı, TRabzonspor fabrika (kuruluş) ayarlarına geri dönmelidir. 
Bu da yeni UĞRCAN'lar, HÜSEYİN'ler, Yusuf YAZICI'lar, ABDUL KADİR'ler demektir. Ki; kurtuluş da buradadır.
Faizli banka kredilerinin de ödenmeye başlanacağı, 
Ağustos 2022 de düşünülerek; artık ihtiras değil akıl ön almalıdır.
Yeter artık, yaşlı ve astronomik rakamlarla oyuncu transferleri!
Yoksa, sonu felaket olacaktır.
Sonra, sakın DeMaDiDeMa!
“Çalışmadan, yorulmadan ve üretmeden, rahat yaşamak isteyen toplumlar; evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini daha sonra da istiklal ve istikballerini kaybetmeye mahkumdurlar.” 
Mustafa Kemal ATATÜRK.

KESSADAN HİSSE. 
(KARTALIN YENİDEN DOĞUŞ HİKAYESİ)


Kartal 40 yaşına geldiğinde, gagası uzunlaşır, göğsüne doğru kıvrılır. Pençeleri sertleşir, esnekliğini kaybeder, avlarını kavrayamaz duruma gelir.  Tüyleri kartlaşır, kalınlaşır ve kanatlarına takılmaya başlar. Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır.
Dolayısıyla kartalın burada iki seçimden birisini yapması gerekir.
 Ya ölümü seçecektir ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir. 
Bu yeniden doğuş süreci 150 gün sürecektir.
Kartal bir dağın tepesine uçar ve bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde yuvasında kalır.
Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar.
 En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer.
 Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler.? 
Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker. 
Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar.
Kartal, 5 ay sonra kendisine 30 yıl veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur yeniden doğuş uçuşuna hazır duruma gelir.
Evet; 37 yıllık bir hasret bu yıl bitecek. 
Peki, TRabzonspor bundan sonra yoluna nasıl devam edecek? 
Bir kartal misali kendini yenileyerek, 
O muhteşem yeniden doğuş uçuşuna devam edebilecek mi?
Hep birlikte yaşayarak göreceğiz.

Önceki ve Sonraki Yazılar