1. YAZARLAR

  2. Davut Çakıroğlu

  3. Seçime Doğru 3
Davut Çakıroğlu

Davut Çakıroğlu

Seçime Doğru 3

A+A-

Peki, neden muhalefeti ele alıyoruz?
Çünkü daha önce de ifade ettiğimiz gibi, Cumhur İttifakı çözümsüz ve millet alternatif arayışında.
Özellikle millet merkezli bir okuma yaparken, kimin lehine kimin de aleyhine olur gibi bir düşünce içinde olmuyoruz.
Bir de herhangi bir beklentiyle hareket ederek, çizdiğimiz portrenin siyasi saiklerle ele alınmaması gerektiğini düşünüyorum.
Nerede durursanız durun, neyi savunursanız savunun, ne durduğunuz yeri kusursuz görmelisiniz ne de savunduğunuz şeyi eleştirilemez görmelisiniz.
Keşke demokrasi bilinci gelişmiş toplum reflekslerini kahir ekseriyetle yansıtabilsek.
Çünkü yönetici ve yönetim kalitesini yükseltmenin yolunun demokrasi bilinci güçlü bir toplumdan geçtiğini, ayrıca güçlü siyasi yapıların da bu temeller üzerine inşa edildiğini bilmeliyiz.
Onun için toplumları çaresiz, çözümsüz bırakan, beceriden yoksun iktidarların varlığı değil, kendi gücünün farkında olmayan halk, halkın alternatif olarak görmediği muhalefetin varlığıdır.
İktidara giden yol;
soyut söylemlerden yargılanan olguları varoluşlarının öznesi yapan partilerden, kendi partilerinde iktidar olup muktedir olamayan liderlerden geçmez.
Bu partiler seçim bitmeden yeni seçimi teşkilatlarına hedef göstererek var olurlar ancak varolamazlar.     Millet;
-Milli ve manevi değerlere sadakat arıyor.
-Bölücü siyasete karşı net duruş ve bölücü örgütlerle mücadele konusunda kararlı mücadele iradesi görmek istiyor.
-Orduyu ülkenin güvencesi gören ve darbe paranoyasından kurtularak Orduyu yıpratmaktan vazgeçen bir siyasi kararlılık bekliyor.
-Her gün akaryakıt, un, şeker fiyatı paylaşan isimler değil, alım gücünü nasıl artıracağına kendini inandıracak, fiyat istikrarı konusunda somut önerileri yani tutarlı politikaları olan partiler görmeyi umuyor.
-Liyakat diyerek kendi partisinde bile sadakat üzerine yapılanan köhnemiş zihniyetler değil, ilmin ışığında misyon ve vizyon sahibi vitrinler görmek istiyor.
-Bir partiyi yıkmayı politikalarının merkezi yapan, iktidara giden yolda tavizler verecek, kimliksiz bir siyasi anlayışın yerine daha iyisini yapacak güveni oluşturan kişilikli bir siyasi anlayış arıyor.
-Dış politikanın iç politik kaygılarla yönetilmesini, sandık uğruna savrulmasını, kişisel hesaplar uğruna heba edilmesini değil milli çıkar merkezli yönetilmesini istiyor.
-Her alanda sağlıklı, sağlam, rasyonel ve kesinlikle reel politik projeler, bu projelerin uzun vadeli sunumu, sunuma uygun kadroların kalitesi...
Evet...
Millet mevcut iktidardan yoruldu...
Bu, denize düşenin yılana sarılacağı gibi bir çıkarım, düşünce ortaya çıkarmamalı.
Muhalefetin rahatlığına bakarsanız, seçime giden partilerin  varlığını  değil seçimi kazanmış, koltuk telaşında, paylaşımında olan partilerin varlığını görürsünüz.
Matematikte iki artı iki binlerce yıl önce de dört ediyordu...
Siyasetinde matematiği var..
Ama burada iki artı iki bazen iki bile etmez..
Gerisini aktörler hesaplasın...
Biz, iki artı ikinin de, üç artı üçün de ne edeceğini hesaplıyoruz, en azından gösterilerle gerçeği gölgelemiyoruz..!

Önceki ve Sonraki Yazılar