1. HABERLER

  2. KULİS

  3. Kod Adı ''Kuzu'' Giderayak Bombayı Kucağımıza Bıraktı
Kod Adı ''Kuzu'' Giderayak Bombayı Kucağımıza Bıraktı

Kod Adı ''Kuzu'' Giderayak Bombayı Kucağımıza Bıraktı

Kod Adı ''KUZU' Miraç Özağcı'nın Kaleminden

A+A-

Kurban Bayramı deyince akla gelen ilk isimlerdendir benim kınalı güzel kuzum.

Çoğu kimse Kurban Bayramı’nda gözünü Kınalı Kuzum’a diker.

Kuzumu kurban etmek için öyle senaryolar yazarlar ki, her defasında yazdıkları senaryolar adeta ellerinde patlar.

O nedenle kınalım, birilerine kurban olmamak için ne badirelerden atlayıp geçmiştir!

Kurban Bayramı’na on-on beş gün bir süre kaldığında, güzel kuzum neyi varsa hepsini toplayıp huzur bulduğu özgürce gezdiği yaylalarına çıkar.

Ta ki Kurban Bayramı bitene kadar güzel kuzum yaylalarında ikamet eder.

Yaylasına dönmeden önce son bir görev diyerek TFF seçiminde Trabzonspor kanadında perde arkasında yaşananları araştırmak için rotasını o yöne çevirir.

Gece gündüz çalışır.

Kılı kırk yarıp çalışmalarını en ince ayrıntısına kadar detaylandırıp istediği bilgilere ulaşır.

Ve nihayetinde ulaştığı bilgilerle ziyaretimize gelir.

Hoş gelmiş benim güzeller güzeli Kınalı Kuzum…

-Hoş gördük üstadım.

Ne var ne yok güzel kuzum?

-Aynı bildiğiniz gibi. Biliyorsunuz Kurban Bayramı yaklaşınca benim durumu bilirsiniz, şimdi sizle görüştükten sonra şehri terki diyar edeceğim.

Olsun be Kınalı Kuzum sayılı günler çok çabuk geçer…

-Üstadım doğru diyorsun da, millet benden ne istiyor, yıllardır Kurban Bayramlarında aynı sendromu yaşıyorum. Her bayram ben önde kasaplar peşimde bir yarıştır gidiyoruz…

Güzel kuzum hareketin olduğu yerde bereket olur, boş ver sen bunları, giderayak neler anlatacaksın bizlere?

-Üstadım ilk kez benden duymuş olacaksınız, TFF yönetimine girmek için önce Mehmet Yiğit Alp’e teklif götürdü Mehmet Büyükekşi.

Allah Allah bundan haberimiz olmadı Kınalı Kuzum, doğrumu söylüyorsun?

-Üstadım TİM yönetim kurulu üyesi Ahmet Gürdoğan orada şahittir. Belki bilmeyiniz olabilir Gürdoğan ile TFF Başkanı bir dönemler birlikte çalışmışlar, samimidirler, ne olursa olsun Başkan Büyükekşi Gürdoğan’dan gelen fikirlere kayıtsız kalmaz. Ahmet Gürdoğan’a değer verir. Gürdoğan, Yiğit Alp’e yöneticilik için edilen teklife şahittir, bizzat da içindeydi zaten.

Benim Kınalı Kuzum, Mehmet Yiğit Alp kendisine gelen teklifi neden kabul etmemiş?

-Üstadım, Mehmet Yiğit Alp’in Mustafa Hacıkerimoğlu ile sıkı bir dostluğu vardır. Bu dönemde de Hacıkerimoğlu’nun devam etmesinin doğru olacağını düşündüğü için kendisine gelen teklife teşekkür ederek TFF yöneticiliğini kabul etmedi.

Kınalı Kuzum, Yiğit Alp’in yerine bir başkası olmuş olsaydı, Kendisine TFF yöneticiliği teklifi getirilseydi, gelen teklifin üzerine balıklama değil, akbaba gibi atlardı.

-Doğru söylüyorsun üstadım, duyuyorum ki, TFF yöneticisi olmak için Alp’in devreye adam soktuğu konuşuluyormuş, yuh ki ne yuh, ulan aklı evveller, hani hepiniz Mehmet alp gibi olsanız, onun sergilediği dik duruşu sergileseniz. Mehmet Yiğit Alp her zaman gösterdiği dik duruşunu kendisine yöneticilik teklifi geldiğinde de göstermiş oldu. Unvan ve şatafatlı koltuğu dostluğuna değişmedi, benim için koltuklar gelip geçicidir ama dostluklar bakidir dedi. Alp için her zaman ilke, dostluk ve arkadaşlık ön palanda olmuştur. O da birilerini seçtiği kolay yolu tercih edip, gelen teklife ‘evet’ diyebilirdi… Helal olsun kendisine…Horonu dik oynadı…o aklı evvellere sormak gerek, Alp yönetici olmak için araya birilerini sokmuş olsaydı, o zaman kendisine gelen teklife neden hayır dedi?

Tespitine aynen katılıyorum Kınalı Kuzum, peki Alp olmayınca Yalçın Orhan mı oldu, ne oldu sonrasında?

-Yine acele ettiriyorsun beni üstadım, heyecanlanma bir sakin ol... Mehmet Yiğit Alp’ten teşekkürlü ‘hayır’ cevabı gelince bu kez devreye Trabzonspor girer. Ahmet Ağaoğlu, TFF’ye üç isim önerir…

Ahan bir bomba daha, bundan da kimsenin haberi yok kınalı kuzum.

-Nasıl olsun ki, olursa benim kuzuluğum neye yarar ki? Sakin üstadım acele etme…

Ne sakini Kınalı Kuzum meraklandırma bizleri…

-Üstadım üç isimden ilki Müminhan Bilgin, başkan yardımcısı (Yani başkan Ağaoğlu ile ortak iş yapıyorlar) listedeki ikinci isim Genel Sekreter Ömer Sağıroğlu, Ağaoğlu’nun en yakın çalışma arkadaşı… Listedeki üçüncü isim ise Yalçın Orhan, başkan yardımcısı TS Clup sorumlusuydu.

Vay be Kınalı Kuzum demek ki üç isim önerildi, içlerinden sırada üçüncü olanı tercih edildi, burada bir anormallik yok mu?

-Üstadım anormalliğin babası var…” Sabır gurban sabır” … Elbette Ağaoğlu’nun önceliği Müminhan Bilgin’di. O olmasa yakın çalışma arkadaşı Sağıroğlu’nun olmasını istedi ama hiç beklemediği anda topa Asbaşkan Ertuğrul Doğan girerek, Yalçın Orhan’ı listeye koyup, böylelikle başkanı Ağaoğlu’na yeni sezonda ilk gölünü atmış oldu!

Vay anam vay... Daha neler neler?

-Ey gidi üstadım; film, pardon sezon henüz yeni başladı. Dur bakalım daha neler neler göreceğiz. İşte bu golden sonra Doğan ile Ağaoğlu’nun arası nane limona dönüverdi.

Bu doğru mu güzel kuzum?

-Üstadım sen beni izlemeye devam et, sana ne gün görmemiş bilgiler getireceğim ikili arasında yaşananlardan dolayı…

Ah benim güzel kuzum hani güzel bir roman havası var ya ‘nerde yedin paraları söyle söyle’ diye… Korkum bu işin o roman havasına dönmesi!

-Üstadım bilirsin Ahmet Ağaoğlu asla güçlü, dirayetli yöneticilerle çalışmak istemez. Her zaman kendisine biat edecek, kendisine koşulsuz şartsız itaat edecek yöneticilerle çalışmak ister ve de hep öyle yaptı. Böyle bir kişiliğe sahip olan Ağaoğlu, Mustafa Hacıkerimoğlu ile çalışmak ister mi? Asla… zira istemediği için üç isim verdi. Ama burada asbaşkanından golü yedi. Ertuğrul Doğan da uyanıklık yaparak kendi sözünden çıkmayacak, kendisine bağlı olan Yalçın Orhan’ı TFFF yönetimine koydu.

Ulan Kınalı Kuzum yıktın yaktın ortalığı.

-Ee ne yaparsın üstadım bizim işimiz bu… Olayların perde arkalarını araştırıp yaşananları kamuoyuyla buluşturmaktır.

Sana helal olsun güzel kuzum.

-Üstadım bitmedi, sakın hemen vedalaşma benimle, bunu da anlatayım öyle gideyim, nasılsa bir ay yokum.

Ne varsa anlat kınalı kuzum?

-Üstadım, biraz da ekonomiye girelim… Başkan Ağaoğlu’nun, geçen sezon oyuncu bütçesinin 22 milyon Euro olduğu yönünde bir açıklaması olmuştu. Ben de buradan soruyorum oyunculara verilen ve KAP açıklamalarına yansımayan bonuslar ne kadar? Bakın yanlış anlaşılmalara mahal vermeyeyim, gol ve asist bonuslarını kastetmiyorum. Yazılan ekstra bonusları kastediyorum.

Güzel kuzum bu konularda ulaştığın belge bilgiler mi var?
-Üstadım demek ki bir şeyler biliyoruz ki bu konulara değiniyoruz. Mesela Edin Visca için Başakşehir’e verilen ‘5 maç oynarsa 1 milyon euro daha bonservis parası alır” gibi… Sorarım herkese edin Visca 5 maç oynamayacaksa neden alınmış? Öyle değil mi?

Aynen doğru diyorsun güzel kuzum, bunlar şampiyonluğa oynanıyor diye gözden kaçan bonuslar, maddeler.

-Devam ediyorum üstadım, mesala Peres’in mesela Gervinho’nun bonus maddeleri nelerdir, Bunları da gözden kaçırmayalım. Unutuyordum, sorarım buradan Genel Müdürümüz Sinan Zengin’e belki kendisi cevap verir sorduğumuz sorulara… Derim ki TS’ye ait Sportif AŞ. dışındaki şirketlerden oyunculara verilen paralar var mıdır? Var ise ne kadardır?

Kınalı acayip işlere girdin, neler diyorsun böyle…

-Üstadım, sayın başkan ‘takımın bütçesi 22 milyon euro’ diyor ya, ben de diyorum ki bu bütçe en az 40 milyon eurodur, hele de şampiyonluk primlerini katarsak 50 milyon euroyu bulur… Yani demem o ki bir şeyler gizleniyor, bir şeyler sümen altı ediliyor… Öyle değil mi sevgili genel müdürüm Sinan Zengin beyefendi… Bütçenin kilit noktası sizsiniz ama!!!!!!

Neyse güzel kuzum burada noktayı koyalım iş farklı taraflara gidiyor.

-O zaman hadi bana eyvallah, bir ay sonra buluşmak ümidiyle diyorum ve ‘dönüşüm muhteşem’ olacak sözünü de buradan siz okuyucularıma veriyorum…

Önceki ve Sonraki Haberler